Psikanaliz Üzerine



 Adam Phillips'in psikanaliz hakkındaki iki yaygın yanlış anlaşılmaya karşı çıkışına atıfta bulunuyor: 

1. Hedefin, Delfi Tapınağı'ndaki kâhin gibi "kendini bilmek" olduğu düşüncesi.

2. Hedefin, acıyı azaltarak onu "sıradan bir mutsuzluğa" dönüştürmek olduğu düşüncesi — 

Freud'un Breuer'e yazdığı bir mektuptaki şu ifadeyle:

“...histerik sefaletinizi ortak bir mutsuzluğa dönüştürmeyi başarırsak çok şey kazanılmış olacaktır. Sağlığına kavuşmuş bir zihinsel yaşamla, bu mutsuzluğa karşı daha donanımlı olacaksınız.”

Buna karşılık Phillips her ikisini de reddediyor: "Bu saplantılı 'kendini bilme' arzusu başlı başına bir patolojidir"; bunun karşıtı ise kişinin kendisi dışındaki bir davaya kendini adamasıdır...

" 'Aman Tanrım, artık kendim hakkında eksiksiz bir hikaye anlatabiliyorum' [tanımı gereği kavramsallaştırılmış bir benlik] dediğinizde iyileşmiş sayılmazsınız; asıl iyileşme, kendi kendinize basitçe 'önemli gelmediğinizde' ve bir şey için mücadele ettiğinizde gerçekleşir... Psikanalizin amacı, tam olarak sizi o 'benlik' ya da 'benim benliğim' denilen saçmalığı nihayet unutabileceğiniz ve sonunda bir dava için çalışabileceğiniz noktaya getirmektir."

Bu bana Freud’un sağlıklı bir zihnin "sevebilen ve çalışabilen" bir zihin olduğu, insanların sevme yetisini kaybetmiş olarak gelip bu yetiyi yeniden kazanmış olarak ayrıldıkları yönündeki sözünü hatırlatıyor: "Sevmek ve çalışmak, insanlığımızın temel taşlarıdır."

Bu bana biraz "kararlı eylem" (committed action) gibi geliyor, ancak belki biraz daha kaba hatlara sahip bir hali.

"Mesele acınızı hafifletmek değildir; analitik tedavinin amacı sizi 'Acı çekiyor muyum?', 'Zevk alıyor muyum?', 'Hayatın tadını çıkarıyor muyum?' [hepsi değerlendirme içeren sorular] gibi kategorilerin dışına çıkarabilmek ve acınızdan ya da hazzınızdan çok daha önemli şeyler olduğunu keşfetmenizi sağlamaktır."

Bu durum bana Bertrand Russell'ın Mutluluk Yolu (The Conquest of Happiness) kitabındaki şu görüşünü hatırlatıyor: Dünyadan bezmiş mutsuzluğumuz, kişinin kendisine (veya benlik imajına) odaklanmasının bir ürünüdür ve bu mutsuzluğun çaresi, kendinizi değerli faaliyetlere dahil etmektir

Bu aynı zamanda değerlerin seçilme (fakat üzerine uzun boylu tartışılmama) biçimini de hatırlatıyor; yani neyin önemli olduğuna dair bir bağlılık/kararlılık geliştirme ve bizi bu önemli olana bağlayan şeyleri yapma hali.

Benzer Gönderiler