Mehmet Özer - Yolcu

 


Plastik kokuyor çiçekler

Bu kente saksılarda geliyor bahar,
Yıldızlara çarparak çoğalıyordu yalnızlığı
Her sokak çıkmaz,
Her ses yankısızdı.
Yeni yollar çizdi düşlerine;
Kent kalabalığında yaralı bir ağacın yalnızlığına sığındı.
Yaralıydı; sildi dönüş yollarının ayak izlerini,
-duraksamadı.
Yeniden düşmek için yollara,
`uzun ayrılıkların dönüşsüz yollarına`
Eller sallanıyordu boşlukta,
Hoşçakal vedaya dönüşüyordu yol ayrımlarında;
Genç ömrünü yol ayrımlarında bırakarak,
Anılarını fotoğraflarda saklayarak,
Her son yeni bir başlangıçtı.
Eskiyenin izlerini taşısada!
Her şafak yeni bir uzaklık,
Ardında bıraktıklarıyla;
Geceydi, ay ışığında yolcuydu.
Firari bir yıldızdı, şeytani bir yıldız,
-avuçlarında tutuyordu.
Umursanmayan ölümler ortasında duruyordu.
Vakti belirsiz molalara bıraktı,
Suskunluğa yeminli yüzünü...
Düşlerin parsellenerek tüketildiği
Çok katlı apartmanları bırakarak ardından,
Sığındı bir dağın yalnızlığına...

Dağ kapınızı çalar birgün,
Rüzgar camlarınıza vurur birgün,
Yağmur yüzünüzü öper birgün,
Anılar ayaklarınıza dolanır birgün...

Şarkılarla uyandı dağ,
Dağ anladı, rüzgar ağladı.
Rüzgarın ağladığı yerde vurun beni...!

Mehmet Özer

Benzer Gönderiler