Marissa Nadler / Angel Olsen - Frisco Depot



“Yalnızlıkla ilgili şarkılar bu kadar neşeli olabilirdi.” Pitchfork

Fransa Sarı Yelekliler Direniş Marşı Türkçe



Akaryakıt zammını protestoyla başlayan ve talepleri genişleyerek devam eden halk eylemleri, Fransa hükümetinin geri adımlar atmasına yol açtı. Sarı Yelekliler’in vergi düzenlemesinden, asgari ücretin insanca yaşanabilir bir düzeye çekilmesine kadar 42 talebi var. halkı yoksullaştıran politikalara karşı bir direnişe dönüşen eylemin çok güzel bir isyan marşı var. Türkçe altyazı ile izleyin. Bir şey hatırlattı çok güzel bir şeyi. 

Dogman Filmi



Dogman, Matteo Garrone'nin yönettiği 2018 çıkışlı İtalya yapımı drama film. Cannes Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Ödülü. Dogman’in kahramanı sıradan bir adam: Ufak tefek köpek bakıcısı, "Dogman" Marcello. Kasaba ahalisinin sevgisini hem sempatikliğiyle hem de torbacılıkla kazanan Marcello’nun belalı kokainman, eski boksör Simone’ye yakınlığı, sonunda hayatını alt üst ediyor.

Güneşe Yolculuk - Bir varmış bir yokmuş

Bir varmış bir yokmuş
Bir yokmuş bir varmış
Evvel zamanın içinde
Düşü düşünün içinde
Sırtında çıkınıyla
Dağların arasında
Dağ tepe aşarak
Yürüyor bir karınca
Soruyorlar bir gün ona
Nereye kardeş karınca
Kar kış fırtına ayaz
Uzaktaki sevdiğime
Nasıl varacaksın da
Bu küçük ayaklarınla
Olsun hiç olmazsa da
Yolunda ölürüm demiş karınca..

Nadir Sarıbacak - Hamlet: Olmak ya da Olmamak



Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! düşüncemizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter demesi mi? ölmek, uyumak sadece! düşünün ki uyumakla yalnız; bitebilir bütün acıları yüreğin, çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü. çünkü, o ölüm uykularında sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, sevgisinin kepaze edilmesine, kanunların bu kadar yavaş yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine, kötülere kul olmasına iyi insanın.. bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? kim ister bütün bunlara katlanmak, ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.. ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya ürkütmese yüreğini? bilmediğimiz belalara atılmaktansa çektiklerine razı etmese insanları? bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor yürekten gelenin doğal rengini. ve nice büyük, yiğitçe atılışlar yollarını değiştirip bu yüzden bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.