Türküler Yanmaz - Sivas Katliamını Unutmadık

10:14 Mehmet Ali 0 Comments

Tarih 2 Temmuz 1993...
Sivas’ta Madimak oteli yaniyor. Otelde insanlarimiz yaniyor.
Sivas koca bir kent. Bu koca kentte onbinlerce polis, onbinlerce asker var... Bu koca kentte onlarca insan diri diri yakiliyor, herkesin gözleri önünde... 


 Katliam hazirligi... DEVLET “SEYREDIYOR!”
1 Temmuz’da Sivas’ta Geleneksel Pir Sultan Abdal Senlikleri’nin 4. baslayacak... 1 Temmuz’dan önce gericilerin, özellikle Milli Gençlik Vakfi’nin denetimindeki çesitli yurtlar, basta Konya ve Kayseri olmak üzere diger sehirlerden getirilen gericilerle doldurulmustur.
Senlikler baslamadan önceki gün, Madimak oteli yakinlarina belediye tarafindan yeni kaldirim yapilacagi bahanesiyle kamyonlarca tas yigilmisti.


Alevi ve devrimci-demokrat halkin yasadigi mahallelerde baskilar arttirilmisti. Katliamdan birkaç ay önce, Sivas’ta Özel Kuvvetler Komutanligi’na bagli bir birim olusturulmustu.
Bütün bunlar, “bir seylere” hazirlanildiginin açik bir göstergesiydi.
Sivas katliami, daha sonra iddia edildigi gibi, anlik bir tepkinin, gericilerin o an “galeyana” gelmesinin bir sonucu degildir. Kontrgerilla ve gerici-fasistler tarafindan önceden planlanmis, hazirliklari yapilmis ve gerçeklestirilmistir. 




AN AN KATLIAMA DOGRU...
Senligin ilk günü, gericiler, fasistler standlara saldirdilar, ancak bu saldirilar senlige gelen kitle tarafindan püskürtüldü.
Ikinci gün, “Bizim Sivas” gibi gazeteler, “Müslüman mahallesinde salyangoz satiyorlar” gibi basliklarla fasist ve gerici çevreleri Aziz Nesin’in konusmalarina tepki göstermeye çagirdilar. Sehirde “Cihad” çagrilari yapan imzasiz veya “Müslümanlar” imzali kontra bildiriler dagitildi.
Saat 13.30 civari... Merkezpasa Camisindeki Cuma namazindan çikan gerici-yobaz-fasist gruplar Hükümet Konagi önünde toplanip, senligin yapilmasina izin veren Vali ve Aziz Nesin aleyhine sloganlar atmaya basladilar.
13.45... Vali Ahmet Karabilgin, Tugay Komutani Ahmet Yücetürk’ten askeri birlik göndermesi için yardim istedi.
14.00... Hükümet Konagi önünde toplanan gerici-fasist güruh, Kültür Merkezi’nde toplanan kitleye saldiriyor. Kitle Kültür Merkezinde devrimcilerin önderliginde barikatlar kurarak saldiriyi püskürtüyor.
14.15... Vali, Basbakan’a ve Içisleri Bakani’na faks ve telefonla gelismeler hakkinda bilgi veriyor.
14.45... Içisleri Bakanligi’ndan, Kayseri ve Tokat Valilerinden, Hafik, Yildizeli, Kangal, Sarkisla ve Zara kaymakamliklarindan takviye güç isteniyor. Tugay Komutanligi’na tekrar askeri birlik sevk etmesi talebi iletiliyor.
14.50... Gerici-fasist güruh Kültür Merkezi önünden Valilik önüne gelerek gösterilerini burada sürdürüyor.
15.00... Atatürk Caddesi’ndeki bir cafe gericiler tarafindan taslaniyor.
15.30... Hükümet Konagi önünden tekrar Kültür Merkezi’ne yönelen güruh, Kültür Merkezi’ni taslamaya basliyor. Vali Tugay Komutani’na basvuruyor.
15.55... Polis göstermelik bir müdahaleyle saldirganlari copla dagitma girisiminde bulunuyor. Ama müdahale etkisiz...
16.30... Iyice toparlanan ve sayilari 5 bine ulasan gerici-fasist güruh Madimak Oteli’ni sariyor ve oteli taslamaya basliyor.

Polis telsizinden bir anons duyuluyor:
-Tas atiyorlar, saldiriyorlar ne yapalim?
Cevap veriyor amirleri:
-Anlasildi, müdahale etmeyin.
“Müdahale etmeyin” emrini veren, Sivas Emniyet Müdürü Dogukan Öner’dir. 


DEMIREL, INÖNÜ, BAKANLAR... “SEYREDIYOR!”
Otelde bulunanlar tanidiklari bütün milletvekillerini, bakanlari ariyorlar. Ulasabildikleri herkes “Merak etmeyin, gereken yapilacak” diyor.
Saat 17.00 civarinda koalisyon hükümetinin ortagi CHP’nin Genel Baskani ve Basbakan Yardimcisi Erdal Inönü, Madimak Oteli’ndeki Aziz Nesin’le telefonla görüsüyor. O da digerleri gibi Aziz Nesin’e “En kisa zamanda takviye güç gönderilecegini, kimsenin kilina dahi zarar gelmeden kurtarilacagini” söylüyor.
Saatler geçiyor... Takviye güç bir türlü “kurtarmaya” gelmiyor.
17.00... Valilik Refah Partili Belediye Baskani Temel Karamollaoglu’ndan kitleyi yatistiracak bir konusma yapmasini istiiyor. Ancak Temel Karamollaoglu konusmasina “Bir defa söyle bir fatiha okuyalim. Sonra sunlarin ruhuna el fatiha diyelim” diye basliyor. Güruh “Mücahit Temel” sloganlari atiyor.
18.00... Temel Karamollaoglu bu sefer, Kültür Merkezi önündeki Ozanlar Aniti kaldirilirsa toplulugun yatisabilecegini ileri sürüyor. Içisleri Bakani’yla yaptigi telefon görüsmesinde Pir Sultan Abdal heykelinin kaldirilmasini istiyor.
19.00... Vali Ahmet Karabilgin’in onayiyla, Pir Sultan Abdal Heykeli vinçle yerinden sökülüyor. Gerici-yobaz grup heykeli iplerle baglayarak cadde boyunca çigliklar atarak sürüklüyor. 




INSANLAR DIRI DIRI YAKILIYOR, DEVLET HALA “SEYREDIYOR!”
19.45... Güruh, önce otelin önündeki araçlari sonra otelI atese veriyor. Itfaiye bir türlü gelmek bilmiyor... Alevler bir katliama dönüsüyor...
20.30... Nihayet gelen itfaiye aracinin merdivenleriyle Aziz Nesin ve içeridekilerin bir kismi disari çikariliyor. Otelin önündeki gerici-yobaz-fasist katiller Aziz Nesin aleyhine sloganlar atiyorlar. Itfaiye görevlileri ve Refah Partili Belediye Meclis üyesi Cafer Erçakmak itfaiye merdiveninden inen Aziz Nesin’e saldiriyorlar. Itfaiye aracinin üzerine çikan Erçakmak “O adami kurtarmayin, o öldürülmeye müstahak adamdir” diye bagiriyor. Saldiriya polisler de katiliyor. Aziz Nesin basindan ve çesitli yerlerinden yaralaniyor.
20.55... Onlarca insan yakilarak katlediliyor... Artik havada yanik et kokusu var... Is isten geçtikten sonra, Madimak ve yürekler yanip kül olduktan sonra, polis ve asker havaya ates açip gerici-fasistleri “dagitmaya”(!) basliyorlar.
22.00... Ve hersey olup bittikten sonra takviye kuvvetler de geliyor(!) 


“SEYIR”IN BILANÇOSU!
3 Temmuz... Katliamin bilançosu çikariliyor:
Saat 17.00’de yapilan tespitlere göre 36 ölü ve 8’i agir olmak üzere 24 yarali resmi kayitlara geçiyor.
Iste katliamin resmi belgelere göre an an gelisimi.
Simdi verin kararinizi; BU BIR DEVLET KATLIAMI DEGIL MI? 


ORDU, POLIS, VALI... HERKES GÖREVINI YAPMIS!..
Katliamdan sonra, yerel yetkililer suçu birbirlerinin üzerine attilar: Vali “Olaylarin büyümesinde askeri birliklerin agir davranmasinin payi oldugu” açiklamasini yapti.
Ordu, bu açiklamaya “Vali’nin kuvvet istemekte geç kaldigi” açiklamasiyla cevap verdi. 6 bin askerin bulundugu TUGAY KOMUTANLIGI, Madimak oteli’nin hemen yakinindadir. Ama 8 saat boyunca birlikler “olay mahalline” sevkedilememistir.
Emniyet Müdürü emir ve talimatlar dogrultusunda hareket ettigini söyler. Belediye Baskani Karamollaoglu da “yatistirmak için elinden geleni yapmistir”.
Ama daha önemlisi, tüm bu sayilan SUÇLULAR, Türkiye Cumhuriyeti’nin ADALETI tarafindan SUÇSUZ bulunmustur.
Aslinda yetkililerin suçu “birbirine atmasina” gere yok. Çünkü devlete göre zaten yetkililerin bir suçu yok. Onlar görevlerini yapmislardir.
Görev, halki birbirine düsürmektir. Bunun için katliama göz yummak, kontrgerillanin politikalarinin hayata geçirilmesinin kosullarini yaratmaktir ve bu görevi layikiyla yapmislardir.

0 yorum: